HEPSI |0-9 |A |B |C |Ç |D |E |F |G |Ğ |H |I |İ |J |K |L |M |N |O |Ö |P |R |S |Ş |T |U |Ü |V |Y |Z


Sorumluluk Bilinci Yazdır E-posta
Perşembe, 17 Haziran 2010

Rating 0.0/5 (0 vote)

Peygamber (s.a.v) şöyle buyurdu: Hepiniz çobansınız hepiniz sürünüzden (idareniz altındakinden) mesulsünüz.” (Buhari-Müslim)

İslam’ın dünya algısında fertten topluma topyekûn bir sorumluluk zinciri söz konusudur. Hadis işte bu zinciri dikkatlerimize sunmaktadır. Hadiste de anlaşıldığı üzere toplumda her bireyin sorumluluğu vardır. Yeryüzünde sorumluluğu olmayan bir varlık yoktur. İnsana öncelikle Allah’a kul olma sorumluluğu yüklenmiştir. Bu sorumluluk, hayatta karşılaştığımız tüm sorumlulukların kaynağını teşkil eder. Sorumluluklarının farkında olmayan insanlar, diğer sorumluluklarını tutarlı olarak yerine getiremezler. Bu durumda sorumluluğun kaynağını, merkezini doğru belirlemeliyiz. Kur’an bu kaynağı şöyle belirlemiştir; “Ey insanlık ailesi: sizi bir tek canlı varlıktan yaratan, ondan eşini var eden ve her ikisinden birçok erkek ve kadın üreten rabbinize karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun! Kendisi adına birbirinizden hak talebinde bulunduğunuz zata ve bu insanlık bağına karşı sorumluluk duyun. Şüphesiz Allah üzerinizde daimi bir gözetleyicidir. (Nisa–1) Aile içi sorumluluklar da bu kaynağa bağlı olarak ele alınmalıdır. Kendi ailemizden de, insanlığın ortak paydası olan ilk aileden dolayı insanlığa karşı da sorumluluk duymalıyız. Bu bağlamda sorumluluk bilincini kuşanarak sorumluluk alanımızda iyi olanı gerçekleştirmeli, kötü olanı ise asgari seviyeye indirmeliyiz. Zira İslam nazarında mesuliyet herkesle paylaşılır ve her kesime yaygınlaştırılır.

Öncelikle Allah’a karşı sorumluluk duymalıyız. “Siz imana ermiş olanlar; Allah’a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun, O’na daha yakın olmaya çalışın ve Allah yolunda gayret gösterin ki mutluluğa erişebilesiniz.” (Maide:5)

Kul olma bilinci ile Allah’a karşı sorumluluğu, sorumluluk algımızın merkezine almamız gerekir. Allah’a karşı sorumluluk, sorumluluk bilincinin çerçevesini ve kurallarını belirler. Yani alt birim sorumluluk algımızın nasıl olması gerektiğini Allah’tan öğrenmeliyiz. Müslüman olarak yerine getireceğimiz sorumluklarımızın nasıl olmasını gerektiğini de yine Allah’tan öğrenmemiz gerekiyor. İnsanı yaratan, insana fıtratı veren, insanı en iyi tanıyan Rabbimiz neye nasıl tepki vereceğimizi de en iyi bilir. Kamil manada sorumluluğumuzu yerine getirmek ancak Allah merkezli bir sorumluluk anlayışı ile mümkün olacaktır.

Sorumluluk anlayışımızın tasavvur ve inşa kısmını tamamladıktan sonra, nebevi hareket metodunun gereği olarak, aileye ve ardından da topluma ve insanlığa karşı sorumluluk duymalıyız. Dikkat edilirse, sorumluluk anlayışı; bireyden başlıyor, aile, toplum ve insanlık olarak devam ediyor. Yani hayatın her alanını kapsayacak şekilde kendisini gösteriyor. Bu durum sorumluluğun, insanın temel algılarından olduğunun göstergesidir.

Yüce Allah ailemize ve insanlığa karşı sorumluluğumuzu şöyle deklare ediyor; “Ey iman edenler kendinizi ve ailenizi yakıtı insan ve taşlar olan cehennem ateşinden koruyun.” (Tahrim–6) Bu ayeti duyan Hz. Ömer “Ya Rasulullah kendimizi koruruz ama ailemizi nasıl koruyabiliriz?” diye sorar. Rasulullah (sav) “Allah’ın sizi yasakladığı şeylerden onları engellersiniz. Allah’ın size emrettiği şeyleri onlara emredersiniz. İşte bu onları korumak olur.” diye karşılık verir. (Buhari)

Aile içi sorumluluğun anlaşılması noktasında dünyada genel kabul gören bir kısım unsurlar üzerinde durmak gerekiyor. Dünyadaki birçok toplum erkeği ailenin reisi kabul eder. Erkek ailenin ve toplumun sorunlarıyla mücadelede kadına nispetle daha iyi konumdadır. Yaratılışı itibarıyla buna meyyaldir. Yüce Allah; “er-ricalu kavvamuna ale nisa- erkekler kadınlar üzerine güçlüdürler/hâkimdirler” buyurur. Hal böyle olmasına karşın ayet erkekler aileden sorumludur kendisini ve ailesini ateşten korusun, buyurmuyor. “Ey iman edenler” buyurarak erkek, kadın ayırımı yapmadan her bireyi bizzat fert olarak sorumlu tutuyor. Zira hâkim anlayışa göre erkek reis olarak görülse de bu reisliğin meşveretle erkek ve kadın arasında ortak bir anlayışta yürütülmesine şer’i bir engel yoktur. Bu sebepten ayette “ey iman edenler” denilerek erkek ve kadın beraberce aileden sorumlu kılınmışlardır. Aile içinde sorumluluk duygusunun tam olarak ihya edilmesi, aile bireylerinin bu konudaki bilinç ve anlayışları ile doğru orantılıdır. Bireyler, gerek istişare ve danışma gerekse de yükü paylaşma konusunda ortak aklın gereği olan sorumluluklarını yerine getirirse, bu aile içinde yetişen bireylerde aynı minval üzere, modelleme yaparak aynı hassasiyetlere sahip olacaktır.

Aile reisleri birbirlerinin ve çocuklarının dini durumlarından mesuldürler. Bu mesuliyet onların maddi alanlarındaki sorunlarından az değildir. Yüce Allah bu sorumluluğu bir başka ayette şöyle dile getirmektedir; “Ailene namaz kılmalarını emret.” (Taha–132) Namaz hayatın amacı olan kulluğu sembolize ettiğinden aslında namazın emredilmesiyle bütün bir hayat disiplinize edilmiş olacaktır. Sorumluluklar bu vesile ile ifa edilmiş olacaktır.

Aile efradının cehennem azabından korunması aile reislerinin görevidir. Bir kısım temel ibadetleri formel olarak ruhundan uzak bir şekilde yerine getirerek Allah’a karşı sorumluluğumuzu yerine getirmiş sayılamayız. Hayatın tümünü kuşatıcı bir mantıkla ibadetleri ifa etmeli ve bu mantıkla aile efradımızı ve büyük ailemiz olan toplumumuzu yakıtı insan ve taş olan cehennem azabından korumalıyız. Bilmeliyiz ki çocuklarımıza ve topluma karşı sorumluluklar unutulunca “İslam nedir? Niçin Allah’a kulluk etmek gerekir? Namaz nedir? Oruç nedir? Zulüm nedir? Hak nedir? Hukuk nedir?” bilmeden büyümekte olan aile efradımız neticede İslâm’dan habersiz yetişkin ve sorumsuz fertler olurlar.

İslam sadece anne baba gibi fertleri değil, çocukları ile beraber aileyi ve ailelerin oluşturduğu toplumları kuşatan ve toplu olarak bütün fertleriyle yaşanması gereken bir dindir. İslam insanın sorumluluklarını mekân ve zamanla sınırlandırmaz. Bizim inanç dünyamızda tevhid ve adalet kavramları bir madalyonun iki yüzü gibidir.

İslam fert ve toplum hayatını birbirinden ayırmadan bir bütün olarak değerlendirir. Hatta ibadetlerin arkasındaki öz/mana/ruhtan o ibadetlerin toplumsal yankı ve algılarına kadar bütüncül bir sorumluluk taşır. Müslüman birey bir bütün olarak hayatı sorumluluk bilinciyle yaşar ve toplumsal sorumluluklarını asla ertelemez. Gücü neye yetiyorsa onu bihakkın ifa eder. İşte, Kur’an ve sahih sünnet merkezli sorumluluk anlayışının inşa ve ihyası önemini burada ortaya koymaktadır. Bireyin sorumluluk anlayışından, aile sorumluluğuna, aile sorumluluğundan toplum ve insanlık sorumluluğuna kadar her alanda iyi, güzel ve doğrunun söz sahibi olması ancak Kur’an ve sahih sünnet merkezli sorumluluk anlayışı ile mümkündür.

Ebu Musa’dan rivayetle Hz. Peygamber: “Her Müslüman’ın sadaka vermesi gerekir” buyurmuştur. Bunun üzerine sahabeden birisi; “şayet sadaka verecek imkânı yoksa ne yapsın?” demiş. Peygamber efendimiz: “El emeği ile çalışsın, böylece hem kendisine faydalı olsun, hem de sadaka versin” demiştir. Sahabe: “Buna da gücü yetmiyorsa ne yapsın?” deyince de “iyiliği ve hayrı emretsin” buyurmuştur. Nihayet sahabe: “Bunu da yapamazsa?” diye sorunca, peygamber: “kötülük yapmamaya çalışsın, çünkü bu da bir tür sadakadır.” demiştir. (Ahmed bin. Hanbel)

Bu hadisten anlaşılıyor ki İslam toplumunda atalet, tembellik, nemelazımcılık, egoizm, bencillik vb. gibi kavramlara yer yoktur. Aksine yardımseverlik başkaları aç iken tok uyumama, çalışma, çabalar, üretme, kötülüğün asgariye indirilmesi, iyiliğin yaygınlaştırılması, acı ve sevincin paylaşılması gibi kavramlar her Müslüman’ın şiarı olmalıdır.

Favori olarak ekle (3) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 25

Bu yazıya ilk yorumu yazın

Yorum yaz
  • Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
  • Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
  • Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
  • 'Gönder' düğmesine basmadan önce yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
  • Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
İsim:
Başlık:
Yorum:

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6
AkoComment © Copyright 2004 by Arthur Konze - www.mamboportal.com
All right reserved

 
< Önceki   Sonraki >

Sitede Ara