HEPSI |0-9 |A |B |C |Ç |D |E |F |G |Ğ |H |I |İ |J |K |L |M |N |O |Ö |P |R |S |Ş |T |U |Ü |V |Y |Z


Kim Suçlu? Yazdır E-posta
Pazartesi, 28 Haziran 2010

Rating 0.0/5 (0 vote)

Büyük bir sevinç yaşanıyordu hastane odasında o akşam. Beş gündür yoğun bakımın kapısından hiç ayrılmamıştı Hayriye Hanım. Gözü yaşlı dualar etmişti, sabah akşam hiç uyumadan. Aysun hanım da akşama kadar onunla bekliyordu küçük çocuğun uyanmasını... Nihayet beşinci günün akşamı uyandı Halit. Yaşananlar her iki aileyi de üzmüştü.

…5 GÜN ÖNCE…

O gün arkadaşlarını eve davet etmişti Erdem. Okuldan sonra, arkadaşları geldiler. Onları aldı odasına geçti. Önce biraz ders çalıştıktan sonra oyuncaklarını çıkarıp oynamak istemişti. Erdem oyuncakların içinde, yürüyen pilli robotunu bulamayınca onu aramaya başladı. Mutlaka arkadaşlarına göstermeliydi. Ararken bir silah geçti eline.

—“Vay be! Ne güzel şeymiş bu. Kimin silahı kalmış acaba burada?” diyerek silahı aldı eline, arkadaşına gösterirken;

—“Ne kadar da ağırmış bu!” dedi.

-“Hani, ver ben de bakayım’ dedi, arkadaşı Halit.

O arada silahı arkadaşına doğrultarak, nişan alır gibi yaptı ve tetiğe basmasıyla “Bummm” silah patladı. Çocuk birden yere yığıldı. Çığlıklar yükseldi. Kadın koştu odaya sesi duyunca. Oğlu donup kalmıştı öylece. Çocuk kanlar içinde yatıyordu. Hemen hastaneye kaldırdılar, neyse ki çocuk yaşıyordu çok şükür. Meğer silah emekli bir polis olan dedesininmiş. Ama oraya nasıl geldiğini kimse bilmiyordu.

…AYLAR ÖNCESİNE GİDELİM…

-“Baba bana silah alır mısın?” dedi Erdem.

—Hayır!

Sonra annesine koştu.

—Anne bana para verir misin?

—Ne için?

—Silah alacağım da.

—Hayır, kesinlikle olmaz. Baban silah almana izin vermiyor biliyorsun.

—Ama arkadaşlarımın hepsinde var. Hem de mermili, küçük mermileri var boncuktan.

—Olmaaaz. Hem alırsan baban çöpe atar bilmiş ol.

—Of ya of!

Birkaç gün sonra annesi ekmek aldırmak için bozuk para arar.

—Bozuk para kutusundan para alan oldu mu?

-“Hayır, anne almadık” dedi, Merve

—Peki ya sen oğlum?

-“Hayır” deyip kafasını iki yana salladı.

Ertesi gün oğlunun elinde silah gören anne;

-“Onu nerden aldın?” diye sorar.

—Arkadaşım verdi anne.

—Neden verdi ki sana?

—Onun iki tane varmış, birini bana hediye etti.

—İyi pekâlâ, ama o mermilerini kimseye sıkma olur mu?

—Tamam anne…

Bir iki gün sonrasında Merve annesine gelip der ki;

—Anne! Erdem o silahı satın almış biliyor musun?

-“Doğru mu bu?” diye sordu annesi Erdem’e.

-“Hı hı” diyerek kafayı salladı, suçlu pozisyonuyla.

—Parayı nerden aldın?

—Kutudan.

—O gün parayı sen mi almıştın?

—Evet.

—Sorduğumda neden söylemedin?

—Kızarsın diye.

—Şimdi daha çok kızarım oysa.

Başını eğdi, verilecek cezaya razı gibi.

—Bak bu defa affediyorum. Ama bunu bir daha tekrarlarsan bozuşuruz ona göre.

...

Oğulları birçok şeyde aileden izin alma gereği duymadan kafasına göre takılan bir kişilik iken, kızları tam tersi hiç bir şeyi izin almadan yapmayan bir çocuktu. Para alırken, dışarı çıkarken izin almayı bırak bir şey yemek isterken bile izin alıyordu annesinden. Bir keresinde annesine;

—“Anneciğim domates yiyebilir miyim?” diye sorduğunda, annesi;

—Elbette yiyebilirsin yavrum. Bunun için benden izin alman gerekmiyor ki, canın ne isterse ye tabi ki.

—Belki yemek yaparken kullanırsın diye sormuştum. (Bu kadar her şeyi ince düşünen bir çocuktu.)

...

Nerde hata yaptıklarını düşünedursun Aysun Hanım, polis Metin bey’e sorular soruyordu. Konuşmaları bitince yanlarından uzaklaştı polis. Aysun eşine dönerek;

—Biz nerde yanlış yaptık? İlk çocuğumuzun eğitiminde, onun hiç bir şey bilmeden dünyaya geldiğini düşünerek her şeyi tek tek öğrettik ona öyle değil mi? Ama ikinci çocuğumuzda bunu yapmadık. Bizden ve ablasından görerek her şeyi bilmesini bekledik ondan. Anlatmadan öğrenmesini istedik ve onun da her şeyi bildiğini varsaydık. Ona; izinsiz alınan bir şeyin doğru olmadığını ve hırsızlık sayılacağını, hırsızlığın da kötü bir şey olduğunu anlatmadık. Ona; yalan söylemenin günah olduğunu, Allah’ın yalan söyleyeni sevmediğini açıklamadık. Aldığı şeyleri ne ile aldığını sorarken söylenene inandık, araştırmadık. Bunları ona öğretmeden, ondan bunları yapmıyor olmasını istedik. Bildiğini varsaydık. Oysa ne büyük bir hata yapmışız meğer.

—Haklısın hanım. Biz bilemedik,

Çocuklar televizyonda şiddet içerikli filmleri, çizgi filmleri izlerken hiç sakınmadık. Zaten bizimkiler çocuktu, öyle şeyleri yapamazlar dedik. Çizgi filmlerden gördüğü oyun kartlarını bakkallardan alıp biriktirirken, bunun onları kumara alıştırabileceğini düşünmedik. Koleksiyon dediler, biz de iyi bari koleksiyonmuş deyip kulak ardı ettik. Oysaki televizyon çocuklarımızı her gün, kötü yanlış şeylere özendirerek zaten eğitiyormuş. Biz eğitiminde yeterince ilgilenemedik çocuğumuzla. Başımızdan savmak, gürültüsünden uzak olmak işimize geldi. Arkadaşlarını tanımadık. Onlardan neler öğreniyor çocuğumuz, onlarla ne konuşuyorlar takip etmedik.

Şimdi suç kimin?

‘Başka hiçbir şey değişmese bile, ben değişirsem her şey değişir.’

Favori olarak ekle (5) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 43

Bu yazıya ilk yorumu yazın

Yorum yaz
  • Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
  • Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
  • Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
  • 'Gönder' düğmesine basmadan önce yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
  • Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
İsim:
Başlık:
Yorum:

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6
AkoComment © Copyright 2004 by Arthur Konze - www.mamboportal.com
All right reserved

 
< Önceki   Sonraki >

Sitede Ara