|
Pazartesi, 28 Haziran 2010 |
önce nereye düşer cemre belki de bir şiire alın dilimden kilidi ben size söyleyeyim nasıl yıkar beden çadırını yaslanınca sesine nasıl da öper dolaşması gibi dolaşıp, soğuğun aramızda işte öyle sarar ruhunu her resimli kitaba masal arar gibi yağmurla yarışır, ne dedimse ad bulamadım yağmura ıslanmadan önce bir kasımpatı olup, yetişsem kendime bu aşk, yani bu yusufçuk kuşunun kursağında bir zehir her damlada çoğaltır bizi, kaskatı kesilir gök yürek kaskatı bir gece diliyle yığılır kalır sükuta demirlenir hecelere, ben alıp yüklemimi çıkarım kaostan bir damarı açmak için geceye, gece memnun tüter dumanı, kim bize gelse bugünlerde biraz gece ondandır ve haklıdır ölüm, atar nişanı ileri bir tarihe akışım derindir ama hayat hep çerçevelerden taşar kumlardan, kumsallardan, kum saatlerinden ilgisiz bir zamir olmak için, çok çalış dendi şiire yeminlere çok çalış dediler, ihanetlere ve boş evlere aldım karanlığı, yüzümde parçaladım, yanlış yerinden başladım sevmeye siyahı, bu ondandır, izini kaybettiğim günlere açılır gözlerim ve gözlerime kapanır ıssız ve kimsesiz günler saçıp hurufun küllerini avucuna her nefeste yıkıntı mabedinden kovdum muştuları bir tek ben olayım diye, içinde senden ev inşa ettim varsın avcılar konsun dallarına kaderin vurulmak için bir acıya kanat açmış kuşlara ben gömmeye gidiyorum yüreğimin haritasını sen de gel haydi unutalım beraber evlerden sızan patikaları yokuş yukarı akan sıkılgan yorgunlukları (bir atfın şiiri)
Favori olarak ekle (4) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 43
Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6 AkoComment © Copyright 2004 by Arthur Konze - www.mamboportal.com All right reserved |