HEPSI |0-9 |A |B |C |Ç |D |E |F |G |Ğ |H |I |İ |J |K |L |M |N |O |Ö |P |R |S |Ş |T |U |Ü |V |Y |Z


Siyonistler İnsanlık Düşmanıdır! Yazdır E-posta
Salı, 20 Temmuz 2010

Rating 0.0/5 (0 vote)

ImageAziz Kardeşlerim!

Hiç şüphesiz her kavmin, her milletin içinde iyiler olabileceği gibi kötüler de bulunabilir. Hiçbir millet kusursuz, yanılmaz, günah işlemez, üstün fertlerden oluşmaz. Hiçbir kavmi bütünüyle kötü, şerli, günahkâr, aşağılık insanlar olarak niteleyemeyiz. Ancak bir toplumu oluşturan fertlerin kahir ekseriyeti alçak, namussuz, namert ve kalleşse, hele hele tarih boyunca hep böyle bir karakter ortaya koymuşlarsa, artık o toplum hakkında –arada bir içlerinden mert ve dürüst kimseler çıksa da- genel bir kanaat beyan etmekte bir beis olmasa gerekir. Zira malûm prensiptir: İstisnalar kaideyi bozmaz!  

Tarihi ihanet, kalleşlik, katliam, zulüm ve namertlikle dolu olan siyonizme dikkat etmek gerekir. Son olarak Gazze’ye insani yardım götüren gönüllülere saldıranlar için şu genellemeyi rahatlıkla yapabiliriz: İnsanlık tarihinin en alçak, en barbar, en vahşi, en adi, en şerefsiz, en değersiz, en rezil, en meczup ve en aşağılık kavmi siyonistlerdir.
 
Şüphesiz ki, biz şu ayete iman etmişiz:
 
“Ey iman edenler! Allah için hakkı titizlikle ayakta tutan, adalet ile şahitlik eden kimseler olun. Bir topluma olan kininiz, sakın ha sizi adaletsizliğe itmesin. Âdil olun. Bu, Allah’a karşı gelmekten sakınmaya daha yakındır. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.” (Maide,5/8)
 
Siyonist Yahudilerin ne menem bir kavim oldukları ve insanlık için ne büyük bir tehdit ve tehlike arzettikleri, hem günümüzdeki vakalarla, hem tarihi belgelerle, hem de mukaddes kitaplarca sabittir. İstersen Kur’an’a bak, Tevrat’a bak, tarihe bak, bugüne bak… Nereye bakarsan bak, varacağın sonuç aynıdır. Siyonist Yahudiler insanlığın en büyük düşmanıdır. Gözü kör, kulağı sağır, vicdanı nasırlı, kalbi mühürlü ve insanlıktan nasipsiz bir güruhun “antisemitizm/Yahudi düşmanlığı” höykürmeleri bu gerçeği değiştiremez. Deprem, sel felaketi, tusinami, yangın, volkanik patlamalar, kuraklık, küresel ısınma, fakirlik, açlık gibi sorunlara çare arayan insanlık âlemi, bütün bu felaketlerin toplamından yüz kat daha tehlikeli olan Siyonist İsrail belâsına karşı önlem almazsa, dünyayı ateşe vermeleri yakındır! İşte Kur’an’ın haberi:
 
Yahudiler: "Allah'ın eli sıkıdır" dediler. Onların elleri bağlandı ve söylediklerinden dolayı lanetlendiler. Hayır; O'nun iki eli açıktır, nasıl dilerse infak eder. Andolsun, Rabbinden sana indirilen, onlardan çoğunun taşkınlıklarını ve inkârlarını artıracaktır. Biz de onların arasına kıyamet gününe kadar sürecek düşmanlık ve kin salıverdik. Onlar ne zaman savaş amacıyla bir ateş alevlendirdilerse Allah onu söndürmüştür. Yeryüzünde bozgunculuğa çalışırlar. Allah ise bozguncuları sevmez. (Maide Suresi, 64)    
 
Kendi peygamberlerini (Yahya ve Zekeriya) dahi katledenler, İsa (as)’ı katletmeye teşebbüs edenler bunlardır.
 
Rasulullah (sav) döneminde Medine’de Müslümanlarla aralarında anlaşma olmasına rağmen en kritik anlarda anlaşmalarına ihanet eden, Rasulullah Efendimiz (as)’a suikast düzenleyen, mü’minleri arkadan vuran, mü’minleri Mekke müşriklerine satan da işte bu namert güruhtur.
 
Ya Filistin’de yaptıkları…
 
1987 Aralık ayında 1. İntifada’da İsrail, çoğunluğu çocuk olmak üzere binden fazla kişiyi katletmedi mi?
 
Eylül 2000′de Lübnan Kasabı Ariel Şaron’un Mescid-i Aksa’yı ziyaret etmesiyle tetiklenen ve beş yıl süren 2. İntifada’da çoğunluğu genç ve çocuk 4 bin 500 kişi katledilmedi mi?
 
İsrail, işgal altında tuttuğu Batı Şeria’da bulunan Cenin mülteci kampında, Nisan 2002′de katliam tarihine bir yenisini daha ekleyerek yaklaşık 13 bin kişinin kaldığı kampta, her on kişiden birini vahşice katletmedi mi?
 
Kampın yüzde doksanı havadan atılan bombalarla ve yerden buldozerlerle imha etmedi mi?
 
Siyonist devlet, katliamcı yüzünü, 2008 Aralık’ında başlayan ve Ocak 2009′da devam eden Gazze Şeridi’nde gösterdi. Üç hafta süren Gazze katliamında çoğunluğu kadın ve çocuk 1400′den fazla Filistinli katledildi, 6 binden fazla Filistinli yaralandı. En az 20 bin ev yıkıldı. Ekili alanlar imha edildi. Yüzlerce hayvan bilinçli olarak kasten telef edildi. Gazze’de savaş suçu işleyen İsrail, yasak olan fosfor bombaları kullandı.
 
Bir Yahudi din adamı olan Haham Albâ’ın kadın ve çocuk katliamına yaklaşımına bir bak: "Her ne kadar kadınlar ve çocuklar kendilerini öldürenlerin hayatlarını tehlikeye sokmuyorlarsa da savaşın devamında düşmana yardımcı olmaktadırlar." Kadın ve çocukların bile vahşice katledilmelerine fetva veren bu zihniyetin insanlıktan nasibi var mıdır acaba?

Müslümanlar!

Ne gariptir ki, kimi insanlar Siyonist Yahudilerin yaptıkları katliam ve barbarlıkları hafife alma veya mevzi bir hadise imiş gibi görme/gösterme temayülündedirler. Bu kanaati taşıyanlar, Yahudilerin yalnızca Araplarla veya Filistinlilerle anlaşmazlıkları olduğunu, başka milletler için bir sorun teşkil etmediklerini zannetmektedirler. Oysaki Siyonist Yahudiler sadece Araplar ve Filistinliler için tehlike arz etmiyor. Onlar bize(Türklere) de düşmandırlar. Siyonist ideolojinin Yahudi devleti için çizmiş olduğu harita çok geniş bir coğrafyayı kapsamaktadır. Vaat edilmiş topraklar olarak tanımlanan bu alana sahip olmak, Siyonistler tarafından Yahudilerin doğal hakkı olarak görülür. Theodore Herzl 1897 yılında Basel'de gerçekleştirilen Siyonist Kongre'de yaptığı konuşmada Yahudi devletinin "doğal" sınırlarını "Kuzey sınırlarımız Kapadokya'daki dağlara kadar dayanır, güneyde de Süveyş kanalına" sözleri ile ifade etmiştir… (Theodore Herzl, The Complete Diaries of Theodore Herzl, cilt 2, s. 711)
 
İsrail Devleti'nin kurucularından Ben Gurion ise, Siyonizmin hedefi olan sınırları şöyle tanımlamıştır:
 
“Filistin'in bugünkü haritası İngiliz manda yönetimi tarafından çizilmiştir. Yahudi halkının, gençlerimizin ve yetişkinlerimizin yerine getirmeleri gereken bir başka harita daha var; Nil'den Fırat'a kadar.” (Yosef Heller, The Struggle for the State: Zionist Diplomacy)

Kıymetli Kardeşlerim!

Şüphesiz biz mü’minlere yakışan öfkeli anımızda da, sakin anımızda da adaletli olmak ve adaletle hükmetmektir. Hiçbir fert veya millet için peşin hükümlü olmamalıyız. Ancak, İsrailoğulları/Yahudiler söz konusu olduğunda onlara asla güvenilmeyeceğini bilmemiz gerekmektedir. Yüce Rabbimizin şu uyarılarını ve beyanlarını kimsenin görmezlikten gelmeye, hafife almaya ve sulandırmaya hakkı yoktur. Kesin ve değişmez gerçeği Rabbimiz haber vermiştir. Dileyen iman eder, dileyen inkâr eder.
 
"(Ey Rasulüm!) İman edenlere en şiddetli düşman olarak Yahudileri ve Allah'a ortak koşanları bulacaksın…" (Maide,5/82)
 
Rasulullah (sav) de şöyle buyurmuştur:
 
"Sizler Yahudilerle savaşmadıkça kıyamet kopmaz. Öyle ki taşlar bile: Ey Müslüman arkamda yahudi var, gel onu öldür diyecek." (Buhari: 2709)
 
Allah(cc)’ım! Lânetini, gazabını ve azabını şu katiller ve hainler sürüsü İsrail’in üzerine yağdır. Onların gücünü zayıflat. Onlara alçaklık ve zillet damgasını vur. Âmin!

Favori olarak ekle (7) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 36

Bu yazıya ilk yorumu yazın

Yorum yaz
  • Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
  • Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
  • Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
  • 'Gönder' düğmesine basmadan önce yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
  • Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
İsim:
Başlık:
Yorum:

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6
AkoComment © Copyright 2004 by Arthur Konze - www.mamboportal.com
All right reserved

 
< Önceki   Sonraki >

Sitede Ara