HEPSI |0-9 |A |B |C |Ç |D |E |F |G |Ğ |H |I |İ |J |K |L |M |N |O |Ö |P |R |S |Ş |T |U |Ü |V |Y |Z


Hayalimdeki Ev Yazdır E-posta
Salı, 20 Temmuz 2010

Rating 0.0/5 (0 vote)

Yemyeşil bir bahçe içinde şirin bir ev hayal ediyordu. Bir gün evlenirse böyle bir evde yaşamak istiyordu. Çocukları için bahçenin bir köşesinde oyun parkı yapacaktı. Bir de küçük bir havuz. Ağaçlar, çiçekler olmalıydı. Kendisi eşiyle kamelyada otururken çocuklar oyun parkında oynayıp bahçede koşuşturacaklardı. Rüya gibi hayallerinden sıyrılıp gerçek hayata döndü Mustafa. Yıllar geçti evlendi, bir kızı oldu. Onu hayalindeki evde büyütmek istiyordu. Bütün gün çalışıyordu. Tatil denen günler okul yıllarında kalmıştı. Haftanın 7 günü ful çalışıyordu. Kızı büyüyordu, fakat o hiç onunla vakit geçiremiyordu. Eve geç geliyordu. O evi bir an önce almalıydı ve kızı ile bahçesinde oyunlar oynamalıydı. Ne çabuk büyümüştü kızı,

Farkına bile varamamıştı. Bir gün küçük kız;

_Babacığım bana bir kedi alır mısın; dedi.

_Kedi mi o da nereden çıktı kızım.

_Ama baba ben kedileri çok seviyorum, bir kedim olsun istiyorum.

_Demek kedileri çok seviyorsun. Ama evin içinde kedi besleyemeyiz ki, bahçeli evimiz olsun söz o zaman çok kedin olacak bahçede beslersin onları olur mu?

_Peki, baba olur. O zaman bir kuş istiyorum şimdi, mavi olsun.

_Kuş mu? Hay Allah.

_Lütfen baba lütfen kuş al bana. Hem o kafeste olduğu için evde besleriz değil mi?

_Canım kızım evde besleriz ama onun şimdi tüyleri dökülür, evi kirletir, şimdi olmaz küçük kız boynunu büktü gitti. Kuşu ve kediyi alacağı günü bekliyordu.

Küçük kız bunu bekleye dursun, bir erkek kardeşi oldu ve onunla vakit geçirmeye başladı. Onu seviyor oyunlar oynuyordu onunla, küçük afacan da büyüdü.

Küçük çocuk Bahadır, çok hareketli bir çocuktu ele avucu sığmazdı tabiri caizse, onu bir apartman dairesinde tutmak zor oluyordu büyüdükçe. Sokağa taşmak istiyordu.

Olmayınca dört duvar arasında hapsolup kalmak onu iyice hırçınlaştırıp, huysuzlaştırıyordu. Enerjisi biriktikçe birikiyor, onu atamayınca annesine huzur vermiyordu. Koltukların tepelerinde koşturur, atlar, zıplar, olur olmaz şeylerde oynar, annesini çok kızdırırdı. Mustafa Bey çocuklarına oynayacakları uygun ortamı sağlayamamanın ızdırabını yaşıyordu. Hiç bir şey değişmemişti yıllarca. Çalış çalış değişen bir şey olmamıştı. Bahadır, ablası Yüsra gibi sakin değildi, dolayısıyla evde uslu uslu oturamazdı ya babasını ya da annesini sıkıştırırdı, sürekli dışarı çıkmak için

_Babacığım beni parka götürür müsün?

_Oğlum işe geciktim benim hemen çıkmam lazım annenle gidersiniz.

_Anneciğiiiim parka gidelim mi?

_Çok işim var oğlum ya! Misafir geleceği için hazırlık yapıyorum. Hem şimdi dışarısı çok sıcak, başka bir gün gideriz.

_Of ya sen de götürmüyorsun, babam da götürmüyor.

_Tamam, sonra gideriz dedim ya!

_Sonra, sonra ne zaman gidelim desem hep işiniz var.



Yüsra okulunu başarıyla bitirmiş, üniversiteyi kazanmıştı. Evden ayrılma vakti gelmişti. İlk defa evden ailesinden uzaklaşıyordu. Bu onu çok hüzünlendiriyordu. Babası da kızının başarısına çok sevinmesine rağmen evden ayrılacak olmasına içten içe üzülüyordu. Kızı gitmeden önce onunla konuşmak istiyordu. Karşısına aldı, oturttu;

_Kızım evden hiç uzaklaşmadığın için bu gidişin evde büyük bir boşluk yaratacak, yalnız iyi bir doktor olacak olman da bizi mutlu ediyor tabi. Bu sayede teselli oluyoruz.

_Bir de sana güzel bir haberim var.

_Nedir?

_Hani bahçeli bir evimiz olsun istiyorduk ya!

_Evet

_İşte o ev olacak, arsayı aldım yakında inşaata başlıyoruz.

_Güzelmiş baba sevindim.

_Sadece bu kadar mı seviniyorsun. Bunu sen de çok istemiyor muydun?

_İstiyordum baba, seninle ben de o evin hayalleriyle büyüdüm. Yıllarca o evde geçireceğimiz güzel günleri hayal ettim. Bu sayede hayatımı hep erteledim, hiçbir ev hayvanım olmadı, çünkü onları evimizin bahçesinde besleyecektim. Yıllarca bahçemizdeki parkta oynamak için bekledim. Bisiklete binmek için bekledim hep. Ama bir gün olsun elimden tutup da parka götürmedin baba. Bahçemiz yoksa parklar vardı baba orada da bizimle güzel vakitler geçirebilirdin. Bisiklet sürebilmek için bisiklet parklarının olduğu yerleri bekledim, ama şimdi ben büyüdüm baba bisiklete binecek, parkta oynayacak yaşı çoktan geçtim. Oysa benimle geçireceğin neşeli yarım saat bile bu istediklerimi vermekten çok daha iyiydi.

_Ama kızım, ben de yıllardır sizin için çalıştım, didindim. Size iyi bir hayat sunmak için, güzel okullarda okutmak için çalıştım. Sizin için kazandım ve ömrümü size adadım.

_Sadece maddiyat bizi mutlu etmeye yetmezdi baba. Sevgin bize yeterdi. Bizimle vakit geçirmen, oyunlarımıza katılıp bizimle oynaman bizim için çok önemliydi. Artık büyüdük zaten kardeşim de ben de bunları isteyecek yaşı çoktan geçtik. Hayallerimizden de biz çoktan vazgeçtik. Yaşadığımız günü güzel geçirmeye gayret edelim. Ben artık gelecek hayalleriyle yaşamak istemiyorum. Bugüne bakmak istiyorum. Bugünümü değerli kılmak, güzel geçirmek önemli benim için. Sen de böyle yapsaydın keşke baba. Her şeyin en güzelini bize sunmak isterken yıllarca bizi her şeyden mahrum ettin.

Birkaç yıl sonra Mustafa Bey hayallerindeki eve kavuşmuştur. Yıllardır yapmayı istediği oyun parkını da bahçenin bir köşesine yaptırır. Çok güzel dizayn etmiştir bahçesini. Herşey tamamdır artık, tek eksik bahçede koşuşturacak olan çocuklardır. Ama maalesef o çocuklar şimdi hayat mücadelesi için koşuşturmaktadırlar. Kendi hayatlarını kurabilmek, yollarını çizebilmek gayreti içinde olan çocuklar okullarını başarıyla bitirmiş, işlerini almış, evlenip hayatlarını kurmuşlardır. Mustafa Bey bahçesindeki işlerini bitirmiş ve çok yorulmuştur. Asma altındaki köşküne oturur, dinlenmek için.

_Hanım bir çay demle de içelim, çok yoruldum.

_Neden bu kadar çok çalışıyorsun ki, yarın yaparsın, sonraki günler yaparsın.

_Olmaz bahçeyi pırıl, pırıl yapmalıyım. Çocuklarımız gelir yarın bir gün.

_Onlar çalışıyorlar, kaç yıldır gelmediler de. Çok ta özledik, torunlarımızı bile göremedik.

_Ben de onlar için acele ediyorum ya, şu parkta çocuklarım oynayamadı bari torunlarım oynasın değil mi?

_Boşuna bekliyorsun Mustafa, bu sene de gelmeyecekler geçen konuştum, gelmeyeceklerini söylediler, izinleri yokmuş. Hanım bahçede yapılacak işler birikti. Bahar geliyor bahçeye şöyle güzel çiçekler dikmenin zamanı gelmedi mi? Benim çok belim ağrıyor, sen yapıversen. _Aman bey ne için yapacağız ki, ne gelen var, ne giden. Çiçek diksek ne olur dikmesek ne olur. Hem benim romatizmalarım da azdı. Artık bu evi temizlemeye gücüm yetmiyor. Yaşlandık ikimizde, burayı satsak da küçük bir apartman dairesi mi alsak acaba?

Mutluluğu ulaşılması zor nedenlere bağlarsanız o hedefe ulaşmadıkça mutlu olamayacağınızı zannedersiniz. Ulaştığınızda da çok geç olabilir.

Favori olarak ekle (4) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 20

Bu yazıya ilk yorumu yazın

Yorum yaz
  • Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
  • Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
  • Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
  • 'Gönder' düğmesine basmadan önce yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
  • Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
İsim:
Başlık:
Yorum:

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6
AkoComment © Copyright 2004 by Arthur Konze - www.mamboportal.com
All right reserved

 
< Önceki   Sonraki >

Sitede Ara