HEPSI |0-9 |A |B |C |Ç |D |E |F |G |Ğ |H |I |İ |J |K |L |M |N |O |Ö |P |R |S |Ş |T |U |Ü |V |Y |Z


Bir Darbe Hikayesi Yazdır E-posta
Perşembe, 22 Temmuz 2010

Rating 0.0/5 (0 vote)

“Hadi gelin bir şeyler yapalım” diyenlerin kaç kişi oldukları belli değil, ama bir şeyler yapmak istedikleri kesin.

Konuşuyorlar.

Ne yapalım?

Dolar toplama günü yapalım.

Dolar toplama günü yapalım da kim kaybetmiş, nerde kaybetmiş dolarları da biz toplayalım.

Eğlence günü yapalım.

Hayatımız zaten eğlence bizim, toplanmamıza gerek yok bunun için.

Şiir günü yapalım.

Şiir mi? Reklamcı mı olacağız bu yaştan sonra?

Kitap okuma günü yapalım.

Ben birkaç tane okudum. Hepsi zararlı şeyler, beynimizi boş şeylerle meşgul etmeyelim.

Çay günü yapalım.

Çay günü kadınların günü.

Memleketi kurtarma günü yapalım.

Memleket, günü gelince elbette kurtarılacaktır, önceden gün belirlemek doğru olmaz.

Şunu yapalım…

Olmaz…

Bunu yapalım…

Olmaz…

Onu yapalım…

Olmaz…

Yapacak bir şey kalmadı arkadaşlar, en iyisi biz bir darbe yapalım.

Darbe mi yapalım?

Evet, darbe yapalım…

Peki ama daha önce bir plan yapmamız gerekmiyor mu?

Kesinlikle plan yapmayacağız…

Neden?

Plan yapanların başına neler geliyor, görmüyor musun?

Peki ya darbe yaparsak?

O zaman anayasayı değiştirir, krallar gibi yaşar, köşkte ayakta karşılanır, emekli olduğumuzda da devlet korumalı villalarımızda yaşarız.

Hadi ya?

Tabi ya…

Demek anayasayı da değiştiririz. Hükümetlerin değiştirmesi gerekmiyor mu?

Biz hazırlayacağız, onlar onaylayacak.

Mevcut anayasa da önceki darbecilerin eseri değil mi?

Evet, ama aradan 30 yıl geçti, madem yeni bir anayasa diyorlar…

Desene başka türlü değişmez anayasa, 100 yıl geçer hükümetlere kalsa.

O zaman darbe yapmak iyi bir şey… Peki, darbe yapmak suç değil mi?

Değil, suç olan hazırlık yapmak.

O zaman ne duruyoruz arkadaşlar, hemen bir darbe yapalım.

Yapacak bir şey kalmadı zaten, önce bir darbe yapalım, sonra da keyfimize bakalım…

Keyfimize bakmadan önce yapacak başka şeyler var.

Ne gibi?

Önce bazı kitapları yasaklayacağız…

İyi ama hiç birimiz kitap okumamışız ki, hangisinin sakıncalı olduğunu nerden bileceğiz.

Bilmemize gerek yok. Kitap okumak yasaktır deriz olur biter.

Sonra mevcut partileri kapatacağız, siyasileri ıssız adada yargılayacağız, bazı kelleleri alacağız… Yeni cezaevleri yapacağız… Gerekirse kısa bir süre için camileri de bu iş için kullanabiliriz.

Camileri bu işe katmasak…

Lafın gelişi canım… Ürkütücü olsun diye… Hitler’le bisiklet süren çocuk meselesi yani…

Peki, bu başörtüsü meselesini ne yapacağız…

O mesele olduğu gibi kalacak. O konuda bir şey yapmaya ne bizim, ne de tek başına iktidara gelse bile hükümetin gücü yeter…

Vay be! Darbe yapmaktan daha zor yani…

Daha zor…

Anayasayı değiştirmekten de…

Evet, anayasayı değiştirmekten de…

Neden?

Çünkü başörtüsü bizim için hem darbe yapmak, hem parti kapatmak için bir sebep, hem de partiler için, iktidar olmak için bir sebep…

Danışıklı dövüş yani…

Tabi, Malkoçoğlu hep aynı kişileri dövecek ama onlar da yedikleri dayak karşılığında para alacak, yani siyaset yapacak, iktidar olacak, gelenden gidenden rüşvet alıp köşeyi dönecek.



Bir şeyler yapmak için bir araya gelenlerin kaç kişi oldukları belli değildi. Darbenin yapılacağı güne kadar, hiçbir şekilde telsiz, telefon,  bilgisayar, ajanda, günlük, not vb. hiçbir iletişim aracı kullanmamaya, karar verdikleri şeyden karar anına kadar hiç kimseye hiç bir şekilde bahsetmemeye namusları ve şerefleri üzerlerine, ayrıca Atatürk ilke ve inkılâpları üzerine and içtiler. Sonra da biraz su içtiler ve gecenin karanlığına bir karınca gölgesi gibi karıştılar.

Gecenin ilerleyen saatlerinde gazetelerin haber servisinde bir telaştır almış başını gidiyordu.

Aralarında basın mensuplarının da bulunduğu çok sayıda emekli paşa, akademisyen, öğretim üyeleri, bürokrat ve siyasetçiler gece gizlice bir yerde buluşmuş, ne yapmaları gerektiği hususunda anlaşamamış sonra da darbe yapmaya karar vermişlerdi.

Ortak manşet:

Anayasayı Değiştirmek İçin Darbe Yapacaklardı!

Güneş doğduktan bir saat sonra darbe uzmanları haber kanalları arasında mekik dokuyor, yetişemedikleri kanallara telefonla bağlanıyorlardı. Her kafadan bir ses çıkıyordu. Demek camileri cezaevine çevirecekler. Demek kadınları küçümsemişler. Demek kitapları yasaklayacaklar. Şu Hitler meselesi nedir pek anlamadık. Hepsi faşist bunların. Şunu yapalım, bunu yapalım neyse de onu yapalım demişler, onu derken kimi kastetmişler… Bir de başörtüsü meselesini çözmeyeceklermiş… Her zaman söylüyoruz, sivil bir anayasa şart diye… Anayasa değişmediği sürece bu senaryoların sonu gelmez… Hepsi neyse de anayasayı değiştireceklermiş… Hem de kendi yaptıkları anayasayı… Hükümet ne güne duruyor, onlara ne oluyor?

Üç saat sonra… Bir şeyler yapmak için bir araya gelip, hiçbir şey yapmadan dağılanlar, dağıldıktan sonra aralarında konuştukları her şeyin, son ayrıntısına kadar tartışılması karşısında şaşkındılar.  Yahu diyorlardı balyozu biz indirecektik, başımıza indi… Kime niyet kime kısmet… Dememiş miydik bu ülkede en büyük suç düşünmek diye… Düşünmeyeceksin, yapacaksın… Bu ülkenin cezaevleri düşüncelerinden yatanlarla dolu değil mi? Af çıksa bile onlara değil; vurgunculara, hırsızlara, tefecilere, üçkâğıtçılara çıkıyor.

Bundan sonra ne olacak?

Yeni bir anayasa yapılana kadar birbirimizi fişleyeceğiz…

Birbirimizi derken…

Kim kimi fişlerse artık...

Favori olarak ekle (2) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 47

Bu yazıya ilk yorumu yazın

Yorum yaz
  • Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
  • Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
  • Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
  • 'Gönder' düğmesine basmadan önce yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
  • Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
İsim:
Başlık:
Yorum:

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6
AkoComment © Copyright 2004 by Arthur Konze - www.mamboportal.com
All right reserved

 
< Önceki

Sitede Ara